
Kim Korkar Sınav Stresinden
II. Bölüm

Zihnin Dost mu, Düşman mı?
Selam arkadaşlar,
Başlıktaki soruya lafı uzatmadan hemen cevabı yapıştıralım mı? Zihni başıboş bırakırsanız dostunuz değil bir numaralı manipülatif, sinsi düşmanınız haline gelebilir! Ama zihninizi stresli durumlar karşısında eğitirseniz en iyi kankanız o olacaktır. Peki, zihin nasıl eğitilir? Gelin önce yapıyı tanıyalım.
“Beynimin vücudumdaki en önemli organ olduğunu düşünürdüm. Sonra bunu bana kimin söylediğini fark ettim.”
— Emo Phillips
Beyin elle tutulur gözle görülür bir organ. Ama zihin dediğimiz şey daha karmaşık. Zihni beynin işletim sistemi gibi düşünebilirsiniz. Beyin bir süper bilgisayarsa zihniniz de Windows gibi MacOS gibi bir işletim sistemi. Ve bu sistemden size sürekli mesajlar gelir.
Zihinle beyin arasındaki etkileşim çift yönlü bir cadde gibidir. Beyin mesajları zihne doğrudan görüntü, duyum, koku, acı hissi ya da çoğunlukla bir iç ses olarak iletir. Ama zihin de aynı şekilde beyne iletir. Örneğin geçmişi hatırlatan bir şarkı duyduğumuzda hüzünlenmek tam da bu yüzdendir. Mesajı alan beyin “Yahu erik dalında hüzün mü basacağız” demez ve hemen duygusal bir devinimi tetikler, bizim de gözümüzden bir damla yaş süzülüverir.
Şimdi bu küçük örnek bize neyi gösterir?
Zihnine her zaman güvenme! Şunu hatırla:
- Sorgula. Gidip gelen mesajlar konusunda uyanık ol!
- Sen zihnin değilsin. Bedenin de değilsin. Sen sistemin bütünüsün!
- Günlük rutin işlerde zihne güven, sal gitsin. Ama stresli anlarda tetikte ol!
- Sırf zihninde belirdi diye her düşüncenin peşinde koşma.
Zihin “çıfıt çarşısı” gibidir. Aynı anda; akşam ne yesek, halı saha maçı ne zaman, Merve sevgilisiyle barıştı mı diye düşünürken bir yandan da kafanızda şarkılar dönebilir. Yani zihninize düşünceler sizin kontrolünüzün dışında üşüşür. Ama kontrolünüzde olan çok çok önemli bir nokta var:
HANGİ DÜŞÜNCEYİ DÜŞÜNMEYE DEVAM EDECEĞİM?
İşte şimdi bu soruyla zihninizi eğitmeye başladınız. Zihni stresli zamanlarda gözlemleyin. Ve sizin için işlevsel olmayan düşüncelere meydan okuyun: “Ey düşünce, senin bana zerre faydan yok, seni düşünmeye devam etmeyeceğim.” Odağınızı, enerjinizi o düşünceden çektiğinizde bir mucizeye tanık olacaksınız, çünkü üzerinizdeki gücü kaybolacak.
Lütfen unutmayın, duygu ve düşünceler hareket halindedir, onlara takılıp kalan biziz! Sizi strese sokan düşünceler yoğun kaygı, korku, öfke gibi duyguları tetikler; bu duygular da kalp atışlarınızı hızlandırır, nefesinizi keser ve aklınızı bulandırır. İşte zincirleme stres kazası!
💡 Biliyor musun? Zihin bize gıcığı olduğu için bunu yapmıyor. Bizi hayatta tutmak ve güvenliğimizi sağlamak için yapısı böyle. Özellikle negatif düşüncelere daha fazla odaklanıyor çünkü tetikte olursak güvende oluruz mantığı var. Bu mantık fiziksel olarak güvende tutsa da ölüm kalım meselesi olmayan konularda ayağımıza dolanıyor.
Peki ne yapmalıyız?
Bizi strese sokan şeyin yaşadığımız olaylardan çok o olaylarla ilgili kendi ürettiğimiz düşünceler olduğunu fark etmek ve o düşünceden zihni uzaklaştırıp daha işlevsel düşüncelere yönelmek…
Peki, bunu nasıl başaracağız? Zihni gözlemleyip düşüncelerimizi düzenleyebilmek için odaklanma ve dikkat konusunda çalışmamız gerek. İşte sonraki yazımızda bu becerilere hizmet eden ve bir taşla birkaç kuş vurmamızı sağlayacak şahane egzersizler bulabilirsiniz.
Yazı dizimizin üçüncü bölümünde görüşelim 😊
Sevgiyle,